Aman efendim… birde çocuklarda yemek eğitimimi olurmuş.. Yani aslında böyle düşününce hatayı başta yapmış oluyoruz biz ebeveynler. Şimdi tamamen yanlış besinler yedirilerek büyütülmeye çalışılmış bir çocuk düşünelim. Ne kadar doğru geliyor mantığımıza? Çok uzak gibi geldi sanki!!! İşte uygulayacağımız eğitimin ilk aşamasıdır ‘doğru düşünebilmek’…

İnsan yaşamının ilk evresi tabiki anne karnında başlamaktadır. Bu nedenle çocuklara verilecek her eğitimde ‘rahim’ de başlar. Dolayısı ile anneler gebe iken en doğru şekilde beslenmelidir. Yanlış beslenme çeşidi olarak ilk karşımıza çıkan işlenmiş gıdalardır. Yenilen bir paket cips veya içilen bir bardak kola bebeciğinizin beyninden tutunda tüm organlarına kadar nüfuz edecektir. Şimdi bir şeyler yerken ve içerken birkez daha düşünme zamanı….

Anne sütü ise mucizevi bir besin… bunu bilmeyen yoktur sanırım. Peki ek gıda süreci.. Çocuklarımızın sağlıklı beslenip sağlıklı olmalarını istiyorsak onları hangi gıdaları yemeye alıştırdığımıza dikkat etmeliyiz. Hazır mama ile büyüyüp, ekmeğine çikolata sürülen bir çocuktan elbette brokoli sevmesini bekleyemeyiz. Her konuda olduğu gibi burada da tüm sorumluluklar anneye düşmektedir.

Zaten her ne kadar işlenmiş gıdalardan uzak dursakta genetiği ile oynanmış tahıllar insan vücudunun alması gereken yeterli besin miktarını karşılamamaktadır. Maalesef dünyanın getirilmiş olduğu bu süreçte en güvenilir yiyeceklere ulaşmak imkansız görünmektedir. Demek istediğim güya doğal olarak görüp yediğimiz pirincinden tutunda buğdayına, mısırına kadar hepsi gerçek değil insan eliyle değıştirilmiş besinlerdir.

Bütün bu besin kirliliğinin içerisinde yediklerimize dikkat etmemek binlerce hastanenin yapılmasına, milyonlarca ilaçların üretilmesine davetiye çıkarmaktadır. Tüm hastalıkların tek sebebi yanlış beslenme alışkanlığıdır. Şimdi başa dönelim. Ne kadar önemli değil mi çocuklarımıza beslenme eğitimi vermek???

Peki her zaman doğru besine ulaşamıyoruz dersek??? Tabiki en doğal durum… – sizce birşeyin sürekli yapılması mı yıkar insanı yoksa nadir yapılması mı?? Elbette alışkanlık haline getirilmemiş, sadece zorda kalındığında yapılan yanlış beslenme insan vücuduna diğeri kadar zarar veremez.

Bir de ‘ ben herşeyi yiyorum, hiçbir sikıntım yok’ diyenlere bir çift sözüm olacak. Herkesin bağışıklık sistemi farklıdır. Kimi insan kötü koşullarda yaşasada sağlığı yerinde olur. Fakat kimi insan da tüm yaşam hassasiyetlerine dikkat etmeye çalıştığı halde sağlığı rutininde gitmeyebilir. Bu bağışıklık sistemi ise sadece yiyeceklere değil insanın otonom sinir sistemine de bağlı olarak gelişen bir mekanizmadır. Yani derdi olanın bağışıklığı her ne kadar yiyeceğine dikkat de etse olmaz. Dönüyoruz dolaşıyoruz Lokman Hekimin sözüne geliyoruz…

“Ayağını sıcak tut başını serin Düşünme öyle derin derin” …

Nakşiye Sultan Cambaz

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir